Posts tagged ‘do-nothing-farming’

Aralık 13, 2012

uzun bir aradan sonra…

yorgunluklar, sevinçler, heyecanlar, hevesler, güzellikler, bazen hayal kırıklıkları ve kızgınlıklardan sonra bir ara verdim. Bahçemiz gelişti büyüdü, toprak işte, yine bol bol verdi. Cömert, bereketli ve sevgi dolu. Karşılıksız ne istiyorsak verdi.

Öğrencilerimiz, öğretim görevlilerimiz, çocuklarımız hep beraber tadını çıkardık. Do-nothing-farming işe yarıyormuş gerçekten. Tat konusunda herşey solda sıfır kalır.

Nisan ayında yine başlıyoruz çalışmalarımıza. Geçtiğimiz yılım tecrübeleriyle bir hayli değişiklikler düşünüyorum. Çalışma sistemimizde, toprağı işlemede, ekim-dikim planlamasında…Her aşamada gözden geçirilmesi lazım.

Fotoğraflar oldukça keyif veriyor baktıkça. Bu soğuk, ayaz kış gününde domates ve salatalık kokusunu duydum sanki.

2012-08-25 18.40.19

2012-08-25 18.40.25

2012-08-25 18.41.02

2012-08-28 18.41.06

 

2012-08-28 18.50.29

 

2012-08-28 18.51.35

 

IMAG0288

IMAG0291

 

IMAG0292

 

IMAG0300

 

Temmuz 7, 2012

ilk ürünlerimiz, büyük değişimler…

*fotoğraflar en sonda, en baştan söyleyeyim.

Uzun bir ara verdik. Hem öğrencilerimizin sınav ardından tatil döneminden dolayı, hem de kendi yoğunluğumdan ve bazı hayalkırıklıklarından dolayı.

Beklediğimden daha ilgili görünmüştü insanlar bu işe başlarken, sonra sayı gitgide düştü, çekirdek bir kadro kaldı elimde,  bazen iki bazen 10 kişiyle çalıştık. Önemli değil, sadece “ben geldim” deyip çalışmaya başlamak yeterli bizim bahçemizde. Fakat bu da olmadı..”Okulumuzda etkinlik yok”, “hiç birşey yapılmıyor”, “burada canımız sıkılıyor” diyenlere inat açık havaya çıktık, sınırlayıcı kültürün etkisi altında kalmadık, programlanmadık ve rutinin dışına çıktık, toprağı avuçlayıp steril ortamları bırakıp doğadan yabancılaşmadık. Yani en azından amaçlarımız bunlardı.

Her neyse, düzenlediğimiz buluşmalara bir kaç kez kimse gelmeyince, canım sıkıldı açıkçası. Hak ta veriyorum sevgili öğrencilerime, yoruldular, okul merkeze uzak, havalar sıcak, il dışındalar vs. vs.  devamlılık nasıl sağlanır bunun üzerine kafa yoruyorum şu anda. Vaad edebileceğim bir ödül yok, istemezdim de zaten öyle olmasını.

Geçtiğimiz hafta sevgili Mustafa Baydovan gelip tek başına solucan gübremizi dağıttı, tamı tamına yetti EKOSOL gübremiz. Bugün sabah tekrar bir buluşma ayarladık. Anıl Yapıcı, Can Dağlı, Kübranur Üçler, Çiğdem Baysal, Halil İbrahim Ağralı ve Fatih Genç… tekrar teşekkürler. Bir yürüyüş yolu döşendi bahçe kapımıza kadar, yabani otlar temizlendi, bir de domateslere ip gerdik, bitiremedik devam edeceğiz.

Salatalıklarımız bir harika, biz şimdiye kadar ne yemiştik acaba diye sorduk kendimize…Domatesleri ısırmaya bir 10 gün daha var. Fasülyelerde verim az ama zaten normalde de süresi var henüz, yine de iki kişilk bir öğün çıkıyor.

Balkabaklarımız o kadar çok ki, cadılar bayramı kutlamak isteyen varsa gönderebilirim (:

Patlıcanlarımız bile çiçeklenmiş.

Aslında Üstat Masanobu’ya uyup yabani otları sökmeyecektim fakat yine de dayanamadım, boyum kadar bir tanesini söktüm. Bizim bahçe gerçekten bir “do-nothing farming” oldu sanırım. Toplam çapa ve ot yolma 1-2 seans oldu.

Domatesler açıkçası beni şaşırttı. Kilolarca domates var şu anda, bir ton da çiçekli.

Geriye ne kaldı derseniz,

yarım işlerimiz

domatesleri asmayı bitirmek lazım bir an önce, yolu tamamlama,

1. etraftaki odun, kütük, çalı çırpının toplanıp iki hügelkültür tepesi yapımı

2. bir kompost alanı oluşturmak lazım, sonra da yemekhanemizin organik atıklarını almak ve solucan bulmak (:

3. yandaki meslek yüksek okulunun atölyesinden talaş alıp malç yapma (şu anda en pratik bu görünüyor)

4. atıklardan çardak ve ufak bir sera yapımı

fikirlerinizi bekliyoruz.